OECD araştırmasına göre Türk gençlerinin neredeyse üçte biri boşta geziyor!

Merhabalar,

OECD araştırmasına göre, Türk gençlerinin neredeyse üçte biri boşta geziyor. Bu oran Hollanda’da 22 kişide 1! Ülkemizdeki üretim, hizmet ve tarım sektörlerindeki işçi açığı da göz önüne alındığında bu acı tablo çok yönlü olarak sorgulanmayı hak ediyor.

Ekonomik İşbirliği ve Gelişme Örgütü OECD diğer birçok verinin yanında, üye ülkelerde istihdam ve eğitim süreçleri dışında kalan gençlerin sayısını da periyodik olarak araştırmaktadır. Gençler 15 -19 yaş arası erkek ve kadınlar ve 20-24 yaş arası erkek ve kadınlar olmak üzere iki kategoriye ayrılmıştır. Bu konuda daha detaylı bilgilere ulaşmak isteyenler OECD web sayfasını ziyaret edebilirler.

15 – 24 YAŞ ARASI GENÇLERİMİZİN DURUMU

2022 yılı rakamları esas alındığında Türkiye’deki 15 – 19 yaş arası erkeklerin yüzde 12,5’i istihdam ve eğitim süreçlerinin dışında kalmaktadır. Bu oran okul ve askerlik süreçlerinin bitmesini takip eden 20 – 24 yaşları arasındaki erkeklerde neredeyse ikiye katlanarak yüzde 21,6 rakamına ulaşmaktadır. 15 -19 yaş arası kadınların yaklaşık yüzde 21,5’ i istihdam ve eğitim süreçlerinin dışında kalırken, bu oran 20 – 24 yaş arası kadınlarda yüzde 45,2’yi bulmaktadır. Evlendikten sonra çalışmamayı tercih eden kadınlar her iki grupta da sayıların yüksek çıkmasına neden olmaktadır. Kadınları istihdam etmede yaşanan isteksizlik / sorunlar da buradaki bir diğer olumsuz etkendir.

PİYASA “İŞÇİ” DİYE İNLİYORKEN GENÇLER NEDEN EVDE OTURUYOR?

Esasında çok yönlü olarak cevap aranması gereken en önemli soru budur. Bunun başlıca sebepleri şunlar olabilir:

Z Kuşağı Faktörü: İletişim çağının nimetlerinden en fazla faydalanan Z kuşağı, diğer kuşakları en fazla şaşırtan kuşaktır. Kendileri hakkında; her şeyi sorgulamaları, minimalist yaklaşımları, çalışmayı hayatın esası olarak görmemeleri gibi birçok neden sıralanmıştır. Ancak listedeki birçok ülkenin kendi Z Kuşağını istihdam ve eğitim süreçleri içinde tutabilmeyi başarmış olması, bu tezin geçerliğini tartışmalı hale getirmektedir. O zaman muhtemelen sorun kuşakta değildir?

Yanlış Eğitim Planlaması: Sınava hazırlığı esas alan ezberci eğitim sistemi Türkiye’nin geçmişi uzun yıllara dayanan bir sorunudur. Gençlerin yetenekli oldukları alanlar yerine üniversite sınavına yönlendirilmesi verimlilik ve yaratıcılığın azalmasına neden olmuştur. Ailesinin yüksek beklentilerinden de etkilenen ve Boğaziçi hayalleri kuran bir öğrencinin nihayetinde Ardahan’daki bir yüksekokula kayıt yaptırabilmesi, doğal olarak bu gençlere daha o yaşlarda hayatlarındaki en büyük kırılmayı ve moral bozukluğunu yaşatmaktadır. Diğer yandan, ara eleman yetiştiren okulların ihmal edilmesi de teknik personel açığının en büyük sebebi olmuştur.

Daralan İstihdam İmkânları: Piyasanın ihtiyacı ara eleman kadroları iken gençlerin birçoğunun yükseköğrenim yapması, doğal olarak onların da beklentilerini yükseltmiştir. Bu durumda eleman ile yapılacak işi buluşturma sorunu yaşanmaya başlamıştır. Lisans diplomasına sahip milyonlarca genç bir türlü istihdam edilememektedir. Üstüne üstlük uydurulan “atanamayan” tabiri de gençlerin pasif bir beklenti içine girmelerine neden olmaktadır.

Yetersiz Gelir Düzeyi: İş hayatında asgari ücretin sürecin neredeyse tamamı için bir alışkanlık haline getirilmesi kendini geliştirmek isteyenler için adeta bir engel haline gelmiştir. Yaşanan yüksek enflasyona bağlı olarak standart bir çalışanın yatırım yapma imkânlarının azalması, çalışmaya olan iştahı da azaltmıştır. Sorumluluk almaktan kaçınan, evlenmeyi erteleyen, ebeveynlerinin yanında bir lokma – bir hırka, bir de wifi beklentisi ile sınırlı şekilde yaşamayı tercih eden gençlerin sayısı hızla artmaktadır.

Yabancı İşçiler: Kaçak şekilde çalışan ve kayıtlara girmeyen yabancı kaçak işçiler tabii ki istihdamın önündeki en büyük engellerden birisidir. Tek kuruş prim yatırmamalarına rağmen gelecekte Türk sağlık, emeklilik ve hatta sosyal yardımlaşma sisteminden yararlanma ihtimalleri en büyük endişelerden birisidir.

SGK SİSTEMİ NE OLUR?

Tarım, üretim ve hizmet sektörlerindeki büyük işgücü açığına rağmen gençlerin üçte birinin evde oturuyor olması çok büyük bir sorundur. Bekar kadınlara ömürleri boyunca anne ve babasından ayrı ayrı emeklilik maaşı bağlanması sistemi, özellikle genç kadınları çalışma fikrinden ve iş hayatından uzaklaştırmaktadır. Hayatı boyunca bir gün dahi çalışmadan hem SSK hem de Emekli Sandığından yetim aylığı alan insanlar mevcuttur. Yukarıda bahsettiğimiz yabancı işçilerden kaynaklanan kayıplar da hesaba katıldığında gelecek hem çalışanlar hem de emekliler için pek de parlak görünmemektedir.

 

patronlardunyasi.com


Güncel haberler için bizi takipte kalmayı unutmayın!

Yorum yapın